İhtiyati Haciz

İhtiyati haciz para alacaklarına ilişkin mevcut veya müstakbel takibin sonucunun güvence altına alınması için mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına el konulmasını sağlayan geçici hukuki bir korumadır. Alacaklı yetkili mahkemeden uygun bir dilekçe ile doğmuş veya doğmamış alacağına istinaden ihtiyati haciz talep eder ve mahkeme bu talebi kabul ederse alacaklının yüzde 10 ila yüzde 15 arasında değişen bir teminat yatırmasına karar verir. Bu teminat yatırılmadan mahkemenin ihtiyati haciz kararını vermesi olanaksızdır. İhtiyati haciz genel olarak takip hukuku içerisinde para alacaklarına ilişkin bir geçici hukuki koruma olarak, örneğin iflas ve tasarrufun iptali davaları çerçevesinde de uygulama alanı bulmasına rağmen, ağırlıklı olarak icra hukuku içerisinde ve ona bağlı olarak uygulama alanı bulduğundan bu bölüm altında incelenmiştir. İhtiyati haczin şartları: öncelikle İhtiyati hacze konu olan alacak bakımından, alacağın bir para alacağı olması gerekir. İhtiyati haciz talebi bakımından, para alacağının kaynağının, sebebinin ve alacağın bağlı olduğu belgenin bir önemi yoktur. Özetle para veya para olarak talep edilebilen bir alacak olması gereklidir. İhtiyati hacze konu olan alacak bakımından diğer bir şart ise, alacağın rehinle teminat altına alınmamış olmasıdır. Alacak rehinle teminat altına alınmışsa, rehinli malın kıymetinin alacağı karşıladığı oranda ihtiyati haciz istenmesi mümkün değildir; ancak rehin teminatı dışında kalan kısım için ihtiyati haciz istenebilir. Burada dikkat çekmek isteriz ki kanunun aradığı, alacağın rehinle teminat altına alınmış olmasıdır; yani alacak rehin dışında bir teminat ile teminat altına alınmışsa ihtiyati haciz istenebilir. İhtiyati haciz sebeplerini ise genel ve özel sebepler olarak ele alacağız. Genel olarak Alacaklı kişinin ihtiyati haciz talebi alacağın muaccel olup olmamasına göre farklılaşır. Muaccel olan alacaklar bakımından kanun herhangi bir şart aramadan ihtiyati haciz istenebilecekken henüz vadesi gelmemiş muaccel olmayan alacaklar için kanun koyucu ihtiyati haciz istenebilmesi için birtakım sebeplerin bulunmasına bağlamıştır. Bu sebepler şunlardır; borçlunun belli bir yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemesi, kaçırması veya kendisinin kaçmaya hazırlanması yahut kaçması ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması. Belirttiğimiz genel sebeplerin haricinde özel olarak iki hal daha bulunmamaktadır, bunlar: konkordato (konkordatonun tasdiki talebinin reddi halinde ihtiyati haciz istenebilir), tasarrufun iptali davasında (tasarrufun iptali davası açılmadan veya dava ile birlikte, ihtiyati haciz istenebilir.) İhtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde alacaklının ihtiyati haciz kararının icrasını istemesi gerekir. Alacaklı, on gün içinde ihtiyati haciz kararının icrasını istemezse, ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar ve daha sonra uygulanamayacaktır. İhtiyati haciz kararının icrasının, ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin yargı çevresinde ki icra dairesinden istenmesi gerekir. İhtiyati haczin icrasına ilişkin şikayetler, icra işlemini yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılır. İhtiyati haczin kaldırılması için ‘’ itiraz ‘’ ve ‘’ teminat’’ olmak üzere iki yol düzenlenmiştir. Ancak belirtmek gerekir ki ihtiyati haciz kararının gerçek anlamda kaldırılması itiraz üzerine mümkündür. Teminat karşılığında ise ihtiyati haciz kararı tam olarak kalkmamakla beraber yatırılan teminat üzerine devam etmektedir. İhtiyati haciz kararına itiraz: ihtiyati hacze itiraz teknik anlamda bir dava veya kanun yolu sayılmaz, bir başvuru yolu bir hukuki çare olarak nitelendirilebilir. Borçlular ve Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler itiraz yoluna başvurabilir. Borçlu itiraz sebebi olarak yalnızca mahkemenin yetkisine, ihtiyati haciz sebeplerine, teminata dayanabilir. Üçüncü kişiler ise mahkemenin yetkisi haricinde diğer iki sebebe dayanma imkanlarına sahiptirler. Teminat karşılığı ihtiyati haczin kaldırılması: Bu imkan yalnızca borçluya sağlanmıştır. İhtiyati haciz talebinin kabulü halinde, ihtiyati haciz mutlak anlamda değil, ihtiyaten haczedilen şey üzerinden kaldırılır, teminat üzerinden devam eder. İhtiyati haciz koyduran alacaklı, haksız çıkarsa, borçlunun ve üçüncü kişilerin haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan zararlarını tazmin etmek zorundadır. Haksız ihtiyati haciz koyduran alacaklı, bu sebeple borçlunun ve üçüncü kişinin tüm zararlarından sorumludur. Buradaki sorumluluk bir tür fedakarlığın denkleştirilmesine dayanan kusursuz sorumluluk halidir. Bu tazminat davası, genel mahkemelerde, genel hükümlere göre açılır ve genel olarak bir tazminat davasına ilişkin yargılama özellikleri gösterir. Ancak bu davanın ihtiyati haciz kararını veren mahkemede de görülmesi mümkündür. İcra İflas kanununda açıkça düzenlenmemekle beraber, doktrin tarafından ağırlıklı olarak bu davanın zamanaşımı bakımından bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu kanaati hakimdir.